Sayfalar da çırpınıyorum Çığlıklarım yok artık sustum; Oysa içinde olmalıydım hayatın. Beni de kapsamalıydı yaşamsallık. Utkusuzluk karamsar çöreklenmiş! Arzularım hayallerim sınırları aştı. Buradaki ben değilim ki! Sadece esir olan bedenim. Ruhum diyarlarda... Hayaller yumağında...
Ben Mezopotamya !...Asya'nın nazlı kızı.Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı...Sevgi ve kin,Öfke ve hırs,Savaş ve barış bende anlamlandı.Bende vücut buldu ruh,Tarih benimle başladı...Özgürlük göbek adımdır,Dağlarımda ve...
Yetinmeler, şükürler,anlamsız İki yüzlülük yapamıyorum kendime Anlamsız şükürlere dalarak. Az ötede, mutlulardan çok Mutsuzların olduğunu bilmek, Tok olanlardan çok aç olanları bilmek, Görüyorum diye şükredeceğim gözlerime, Batıyor çokmakcasına. Naylon çadırda kışı geçirmeye...
Açsam RüzgaraNe hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek ADüşünceler gibi başıboş. Açsam rüzgara yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz...
Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir...
Hakkındır yaramazlık. Dik duvarlara tırman yüksek ağaçlara çık. Usta bir kaplan gibi kullansın elin yerde yıldırım gibi giden bisikletini.. Ve din dersleri hocasının resmini...
Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda...
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar...
Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin... Bu parmaklıklar, bu demir kapılar, bu hava, inan... Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü, Bazen...
Kavgayi.. bir yapragin üzerine yazmak isterdim, sonbahar gelsin yaprak dökülsün diye Öfkeyi.. bir bulutun üzerine yazmak isterdim, yagmur yagsin bulut yok olsun diye...
Eskiden bilmezdim yalnızlığı Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında Bir çiçek kendi dalında Eskiden bilmezdim yalnızlığı Yalnızlığın içinde Şimdi yalnız, yalnız mıyım Kopuk...